21 Aralık 2025 Pazar

İLK MİTİNG

    İLK TÜRK KADIN MİTİNGİ   .    
10 Aralık 1919 günü Kastamonu Müdafaa-i Hukuk Hanımlar Cemiyeti tarafından Kız Öğretmen Okulu’nun bahçesinde 3 binden fazla Kastamonulu kadının katılımıyla düzenlenen Türk kadınının yurt savunmasındaki kararlılığını ve örgütlü gücünü dünyaya ilan ettiği “İlk Türk Kadın Mitingi”nin 106. yıldönümü kutlu olsun.
10 Aralık 1919'da Kastamonu'da yakılan bu ışık, yalnızca bir protesto değil, aynı zamanda Anadolu kadınının bağımsızlık mücadelesindeki sarsılmaz iradesinin bir simgesidir.
İşgallere karşı kadınların kendi organizasyonlarıyla düzenlediği ilk büyük çaplı açık hava toplantısıdır.
Zekiye Hanım önderliğinde kurulan düzenleme heyeti; ABD Başkanı Wilson’ın eşine, Fransa Cumhurbaşkanı’nın eşine ve İngiltere Kraliçesi’ne telgraflar çekerek işgalleri protesto etmiş, seslerini dünyaya duyurmuşlardır.
3 binden fazla kadının soğuk bir kış gününde bir araya gelmesi, Kurtuluş Savaşı'nın yalnızca cephede değil, toplumun her kesiminde verildiğinin en büyük kanıtıdır.
Şerife Bacıların, Halime Çavuşların ve bu mitingi düzenleyen o yürekli hanımefendilerin ruhu şad olsun.
Kastamonu’daki o tarihi günde, yurt işgaline karşı yükselen sesler hem çok vakur hem de derin bir hüzün ve kararlılık içeriyordu.
Mitingin en can alıcı anı, Tertip Komitesi Başkanı Zekiye Hanım’ın yaptığı konuşmaydı.
Zekiye Hanım, konuşmasına Türk kadınının asaletine ve içinde bulunulan haksız duruma vurgu yaparak şöyle başlamıştı:
"Kardeşler! Hanımlar!
Daha bir sene evveline kadar tarihin en şerefli sayfalarını dolduran milletimiz, bugün en büyük felaketlerle karşı karşıyadır. Dört taraftan haksızca saldırılara uğrayan yurdumuz, parçalanmak ve yok edilmek isteniyor. Biz kadınlar, tarihimizin bize yüklediği sorumluluktan kaçamayız."
Konuşmasının devamında, işgalci güçlerin adaletsizliğine şu sözlerle sitem ediyordu:
"Hak diyoruz, adalet diyoruz; fakat görüyoruz ki hak da adalet de yalnızca güçlü olanlar içindir. Bizim evlatlarımız, kardeşlerimiz cephelerde kan dökerken; bizler burada sessiz kalamayız. Eğer yaşamak hakkımız ise, bu hakkı savunmak da vazifemizdir."
"Yurdumuz işgal altındayken, namusumuz tehdit altındayken biz evlerimizde oturup gözyaşı dökemeyiz. Biz Türk kadınları, gerektiğinde cephedeki kardeşlerimize mermi taşıyacak, gerekirse onlarla omuz omuza canımızı vereceğiz. İşgali kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz!"
Bu nutuk yalnızca orada bulunan 3 bin kadını ağlatmakla kalmamış, aynı zamanda dünya liderlerinin eşlerine gönderilen şu sert telgrafa da temel oluşturmuştur:
"Biz, Türk kadınları, erkeklerimizle beraber yurdumuzu korumaya kararlıyız. Medeni dünya, bu haksız işgallere sessiz kalarak kendi ilkelerini çiğnemektedir."
Bu konuşmalar ve telgraflar, Anadolu’daki direnişin yalnızca askeri bir hareket değil, bir topyekün millet direnişi olduğunu tüm dünyaya kanıtlamıştır.
Kastamonu Müdafaa-i Hukuk Hanımlar Cemiyeti, Milli Mücadele döneminde Anadolu’nun sesini dünyaya duyuran en “organize” ve başı dik kadın hareketlerinden biridir. “Cemiyet”, yalnızca bir "yardım derneği" değil, yurt savunmasında siyasi ve sosyal bir güç birliği olarak tarihe geçmiştir.
Cemiyet, 1919 yılının sonbaharında ekim ayı içinde Kastamonu’daki yurtsever hanımlar tarafından kurulmuştur. İlginç ve anlamlı olan, cemiyetin yönetiminde şehrin ileri gelenlerinin eşlerinin yanı sıra, dönemin eğitimli ve aydın kadınlarının yer almasıdır.
--Fahri Başkan: Mevlevi Şeyhi Amil Çelebi’nin eşi.
Başkan: Polis Müdürü Halil Bey’in eşi Zekiye Hanım, mitingin de öncü adıdır.
-Genel Sekreter: Sıhhiye Müdürü Dr. Ferruh Bey’in eşi.
-Üyeler: Maarif Müdürü Talat Bey’in eşi Saime Hanım, Defterdar Ferit Bey’in eşi Kamuran Hanım ve ünlü yerel kahramanımız İzbelizade Hafız Selma Hanım.
Cemiyetin çalışmaları yalnızca miting düzenlemekle sınırlı kalmamış, cephe gerisinde hayati bir "lojistik merkez" gibi çalışmışlardır:
-Lojistik Destek: Ordu için çorap, çamaşır ve kışlık giysi dikmek amacıyla dikiş atölyeleri kurmuşlardır.
-Maddi Yardım: Müsamereler, sergiler ve bağış kampanyaları düzenleyerek ordunun gereksinimleri için ciddi miktarda para ve eşya toplamışlardır.
-Diplomatik Mücadele: İşgalleri protesto etmek amacıyla dünya liderlerinin eşlerine (ABD Başkanı Wilson’un eşi, Fransa Cumhurbaşkanı’nın eşi vb.) telgraflar çekerek, Anadolu kadınının siyasi bilincini ve kararlılığını uluslararası alanda temsil etmişlerdir.
Bu cemiyet, Sivas’ta kurulan “Anadolu Kadınları Müdafaa-i Yurt Cemiyeti” ile eşgüdümsel çalışmış ve “milli ruhun” Anadolu’nun her köşesine yayılmasında öncü olmuştur.
Kastamonu’nun işgal görmemiş olmasına rağmen bu kadar güçlü bir direniş örgütlemesi, bölge halkının "İstiklal Yolu"ndaki fedakarlığının en büyük göstergesi olmuştur.
Hafız Selma İzbeli’nin şu sözleri cemiyetin ruhunu özetler: 
"Bizim için ya ölüm ya istiklal... Eğer yaşamak hakkımız ise, bu hakkı savunmak da vazifemizdir."
Bugün bu tarihsel olayı ve Kurtuluş Savaşındaki tüm yurtsever, kahraman Türk kadınlarını rahmetle, saygı ile anıyoruz.
.    Öğretmen Gönen ÇIBIKCI, 2025.12.21, İS.
.      YAZININ TÜMÜNÜ OKUYUNUZ:
.    (YZ destekli araştırma ve incelemeye dayanan yazım.)
 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yapanın adı ve soyadı: