3 Mart 2026 Salı
DEVRİMLER GÜVENCEDİR
. TÜRK DEVRİMLERİ EN BÜYÜK GÜVENCEDİR.
ÖĞRETMEN GÜVENLİĞİ
. ÖĞRETMEN GÜVENLİĞİ VE ÖĞRENCİ ŞİDDETİ
“Yeter artık öğretmenlerimiz katledilmesin!
İstanbul
Çekmeköy'de 17 yaşındaki öğrencisi F.S.B.'nin sırtından b*çakladığı 44 yaşındaki
Biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik, yaşamını kaybetti!
K*til
öğrencinin, geçen yıl da okulda bir kavgaya karıştığı ve Fatma öğretmenin disiplin
kurulunda, "Can güvenliğimiz yok" diyerek meslektaşlarını uyardığı
öğrenildi.
Savcılıkta
ifadesi alınan şüpheli, tutuklanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk
edildi.
Hakimlik,
şüphelinin “görevi başındaki memuru kasten öldürmek” ve “kasten yaralama”
suçlarından tutuklanmasına hükmetti.
Ruhsal
sağlığı ve dengeleri bozuk olduğundan şüphelenilen öğrenciler için neler yapılmalıdır?
Bu
korkunç olay karşısındaki öfkenizi ve üzüntünüzü paylaşıyorum. Ben de kişisel
olarak konu üzerinde inceleme ve araştırma yapıp, yazdım:
Bir
öğretmenin, korumaya ve eğitmeye çalıştığı öğrencisi tarafından hayattan
koparılması yalnızca eğitim toplumunu değil, herkesi ilgilendirir.
Toplumun
genel yapasındaki temel sorunların insanları nasıl etkilediğini de gösterir.
. Fatma Nur Çelik öğretmenin "Can
güvenliğimiz yok" diyerek aylar öncesinden yaptığı uyarının dikkate
alınmamış olması ise durumun “vehametini” ve sistemdeki boşlukları daha da
netleştiriyor.
Ruhsal
sağlığı ve davranış bozukluğu olan, şiddet eğilimi gösteren öğrencilere yönelik
"geçici pansumanlar" yerine “köklü ve koruyucu” bir sistem inşa
edilmesi şarttır.
NELER
YAPILABİLİR, UYGULANMASI GEREKEN TEMEL ADIMLAR NELER OLABİLİR?
1.
Okullarda Erken Uyarı ve Risk Analiz Sistemleri
Sadece
"disiplin cezası" odaklı bir yaklaşım yeterli değildir.
Şiddet
eğilimi olan öğrenciler için:
-Psikolojik
Takip Dosyası: Bir öğrenci fiziksel şiddete veya ağır tehdide başvurduğu an, bu
sadece okul içinde kalmamalı; çocuk psikiyatristleri ve sosyal hizmet
uzmanlarından oluşan bir heyet tarafından takibe alınmalıdır.
-Risk
Puanlaması: Tekerrür eden şiddet vakalarında "risk puanlaması"
yapılmalı ve Fatma Öğretmen'in durumunda olduğu gibi, açık bir tehdit varsa
öğrenci derhal rehabilite edilmek üzere okul ortamından uzaklaştırılmalıdır.
2.
Rehabilitasyon ve Özel Eğitim Merkezleri
Sınıf
ortamı her öğrenci için uygun olmayabilir.
Ciddi
ruhsal bozukluğu olan çocuklar için:
-Tıbbi
Destek Zorunluluğu: Şiddet geçmişi olan öğrencilerin eğitime devam edebilmesi
için düzenli psikiyatrik muayene ve gerekiyorsa ilaç tedavisi şartı
aranmalıdır.
-Özel
Davranış Okulları: Klasik okullara uyum sağlayamayan ve çevreleri için tehlike
arz eden öğrenciler için güvenlik önlemlerinin ve uzman desteğinin en üst
düzeyde olduğu özel eğitim kurumları yaygınlaştırılmalıdır.
3.
Hukuki ve İdari Reformlar
Öğretmenleri
savunmasız bırakan mevzuat değişmelidir:
-Mesleki
Dokunulmazlık ve Güvenlik: Öğretmenlere yönelik şiddetin cezası "katalog
suçlar" kapsamında en ağır şekilde uygulanmalı ve hiçbir hafifletici sebep
sunulmamalıdır.
-Disiplin
Kurulunun Yetkisi: Öğretmenlerin "can güvenliğimiz yok" beyanı,
kolluk kuvvetleri ve sosyal hizmetler için bir "acil durum ihbarı"
olarak kabul edilmelidir.
4.
Aile Sorumluluğu ve Denetim
Çocuğun
şiddet eğilimi karşısında kayıtsız kalan veya gerekli tıbbi desteği reddeden
aileler, bu suçların hukuki ve maddi ortağı sayılmalıdır. Devlet, “riskli
çocukların” aile ortamını denetleme yetkisini artırmalıdır.
Dünya
genelinde okulda şiddeti sadece "polisiye" bir vaka olarak değil, bir
halk sağlığı ve güvenlik meselesi olarak ele alan modeller:
Özellikle
öğretmenlerin can güvenliğini yasal güvence altına alan ve riskli öğrencileri
sisteme dahil eden başarılı uygulamaları şu şekilde kategorize edebiliriz:
1.
Kapsamlı Okul Güvenliği Modeli (ABD - NASP Modeli)
ABD’de
okul saldırıları sonrası geliştirilen bu model, fiziksel güvenlikten ziyade "Tehdit
Değerlendirme Ekipleri" üzerine kuruludur.
-Çok
Disiplinli Yaklaşım: Okulda bir öğrenci "Can güvenliğimiz yok"
dedirtecek bir eylemde bulunursa; okul yönetimi, psikolog, yerel polis ve
sosyal hizmet uzamanı aynı gün toplanır.
-Müdahale
Hiyerarşisi: Risk düzeyi belirlenir. Eğer risk yüksekse, öğrenci adli
makamlarca zorunlu rehabilitasyona alınmadan okula geri dönemez.
2.
Restoratif Adalet ve Pozitif Davranış Desteği (İskandinav Ülkeleri)
Finlandiya
ve Norveç gibi ülkelerde şiddet, disiplin kuruluna sevk edilmeden çok önce
"erken müdahale" ile çözülür:
-Kiva
Antibullying Program: Akran zorbalığını ve şiddeti daha oluşmadan engelleyen,
öğretmenlere -"tehlike anında sınıfı boşaltma ve kendini koruma"
yetkisi veren sistemdir.
Öğretmen
Hakları: Bu ülkelerde öğretmene yönelik sözlü veya fiziksel her türlü saldırı,
doğrudan devlete karşı işlenmiş suç sayılır ve failin yaşına bakılmaksızın
aileye ağır sorumluluklar yüklenir.
3.
"Safe Schools" Politikası ve Yasal Koruma (Birleşik Krallık)
İngiltere'de
öğretmenlerin güvenliği için "Okul Personeline Yönelik Şiddetle
Mücadele" rehberleri yasal bir dayanak sunar:
-Risk
Bildirimi Zorunluluğu: Bir öğretmen kendini tehdit altında hissediyorsa, bu
durum "İş Sağlığı ve Güvenliği" kapsamında değerlendirilir. Okul
yönetimi önlem almazsa yasal olarak sorumlu tutulur.
-Uzaklaştırma
Yetkisi: Şiddet uygulayan öğrencinin eğitim hakkı, diğerlerinin "yaşam
hakkının" önüne geçemez. Bu öğrenciler için "Alternative
Provision" (Alternatif Eğitim Alanları) adı verilen, güvenlikli ve
rehabilitasyon odaklı merkezler kullanılır.
TÜRKİYE
İÇİN ÖNERİLEN "ACİL EYLEM" BASAMAKLARI
Dünya
örneklerinden yola çıkarak, Türkiye'deki okullarda şu sistemin kurulması
kritiktir:
-Öğretmen
Beyanının Esas Alınması: Bir öğretmen "hayatım tehlikede" diyorsa,
herhangi bir somut saldırı beklenmeden koruma kalkanı devreye girmelidir.
-Okul
Polisi ve Sosyal Hizmet İşbirliği: Şiddet geçmişi olan öğrencilerin dosyası
emniyet ve Aile Bakanlığı ile ortak takip edilmelidir.
-Hukuki
Düzenleme: Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) eğitimciye yönelik şiddet için
"indirim uygulanmayan" özel bir madde ihdas edilmelidir.
. DÜŞÜNCELER:
Fatma
Nur Çelik öğretmenin yaşadığı trajedi, sistemdeki en büyük açığın "erken
uyarı sinyallerinin resmi bir prosedüre dökülmemesi" olduğunu gösteriyor.
Bir öğretmenin "Can güvenliğim yok" demesi, idari bir şikayetten
ziyade bir "kırmızı alarm" olarak ele alınmalıdır.
Okullarda
şiddeti durdurmaya yönelik profesyonel bir Risk Analiz Raporu ve Acil Bildirim
Protokolü hazırlanmalıdır:
1.
Okul İçi Şiddet Risk Analiz Raporu (Bir örnek taslak)
Bu
rapor, disiplin kuruluna sevk edilen veya agresif tutum sergileyen her öğrenci
için Psikolojik Danışman (Rehberlik), İlgili Branş Öğretmeni ve Okul İdaresi tarafından
ortaklaşa doldurulmalıdır.
. (Risk Kriteri - Gözlemlenen Durum: Açıklama)
-Geçmiş
Şiddet Kaydı: Daha önce fiziksel kavga, yaralama veya tehdit var mı?
-Doğrudan
Tehdit: Öğretmen veya akranlarına
yönelik spesifik bir tehdit savurdu mu?
-Silah/Kesici
Alet Eğilimi: Okula delici/kesici alet
getirme veya bunlara ilgi duyma durumu?
-Aile
Ortamı: Ailede şiddet geçmişi veya denetim eksikliği var mı?
-Madde
Bağımlılığı: Madde kullanımı veya suça
meyilli gruplarla ilişki şüphesi?
-Empati
Yoksunluğu: Pişmanlık göstermeme veya
saldırganlığı haklı çıkarma eğilimi?
2.
Okulda Şiddet ve Tehdit Bildirme Protokolü (Acil Eylem)
Bir
öğretmen “tehdit” hissettiğinde izlenecek "Sıfır Gecikme" adımları
şunlardır:
ADIM
1: Yazılı Beyan ve Koruma Talebi
Öğretmen,
yaşadığı tehdidi veya gözlemini "Resmi Dilekçe" ile okul müdürlüğüne
iletir. Bu dilekçede "Can güvenliği endişesi" ibaresi geçtiği an
protokol en üst seviyeden başlar.
ADIM
2: Güvenlik Çemberi ve Uzaklaştırma
-İdari
Tedbir: Şüpheli öğrenci, inceleme tamamlanana kadar (en az 5-10 iş günü)
okuldan uzaklaştırılır.
-Yer
Değişikliği: Risk altındaki öğretmen, öğrenci ile aynı koridorda veya sınıfta
bulunmayacak şekilde ders programı revize edilir.
ADIM
3: Kolluk Kuvveti ve Sosyal Hizmet İhbarı
Olay
sadece okul sınırları içinde "disiplin suçu" olarak kalmaz.
-Emniyet
Bildirimi: "Çocuk İzlem Merkezi" veya yerel emniyete durum
bildirilir.
-Adli
Muayene: Öğrencinin cezai ehliyeti ve ruhsal durumu için tam teşekküllü
hastaneden rapor istenir.
ADIM
4: Geri Dönüş Şartı
Öğrenci,
ancak bir heyet (Psikiyatrist, Sosyal Hizmet Uzmanı ve Okul Müdürü) tarafından "Başkalarına
zarar verme riski yoktur" raporu verildikten sonra ve "Denetimli
Serbestlik" mantığıyla okula dönebilir.
. "ÖĞRETMENİN BEYANI ESASTIR" İLKESİ
Hukuk
sistemine entegre edilmesi gereken en önemli madde şudur:
"Bir
eğitimcinin resmi makamlara sunduğu can güvenliği endişesi beyanı, aksi
ispatlanana kadar doğru kabul edilir ve devlet derhal koruyucu tedbir almakla
yükümlüdür."
Bir
öğretmenin sınıfında kendini güvende hissetmediği bir eğitim sisteminde, gerçek
anlamda bir eğitimden bahsetmek mümkün değildir.
Öğretmenlerin
güvenlik hakları veya okullarda şiddetin önlenmesine yönelik dünya genelindeki
başarılı modeller incelenmelidir.
. Öğretmen GÖNEN ÇIBIKCI, 2026.03.03, SW.
. YAZININ TÜMÜNÜ
OKUYUNUZ:
(AI-YZ destekli kişisel araştırma ve değerlendirmeme dayanan özgün
bir çalışmadır.)
DEVRİM YASALARI
. DEVRİM YASALARI: .
. Türk Milleti
olarak geçmişimizin en önemli çalışmalarından olan "Devrim
Yasalarını" neden bilmeliyiz, tanımalıyız?
Devrim yasalarını bilmek, bugün sahip olduğunuz seçme ve
seçilme hakkını, mahkemedeki eşitliğinizi ve çocuklarınızın aldığı modern
eğitimi neden korumanız gerektiğini anlamaktır.
. BUGÜN İÇİN
BUNLARIN ÖNEMİ NEDİR?
. "Devrim
Yasaları"nı (İnkılap Kanunları) bilmek, sadece bir tarih bilgisinden
ibaret değildir; aslında bugün kullandığımız hakların temelinde bunlar vardır.
Bu yasaları tanımak, modern bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı
olarak sahip olduğumuz “özgürlüklerin temelini” anlamaktır.
O kadar çok ve de tek tek değerli işler, çalışmalar
yapılmış ki bunları bugün hayal etmemiz ve düşünebilmemiz bile zor….
Yeni bir devlet kuruluyor ve her şeyi ile ileriye dönük,
barışçı ve demokratik örgütlenme tasarlanıyor. Tüm bunların Mustafa Kemal
Atatürk’ün varlığından, kişisel değerlerinden, onun bilgi, kültür ve fikirsel
gücünden kaynaklanan devrimler, yaptırımlar olduğunu asla unutmamalıyız.
Bakınız, son dönemde ülkenin her türlü kamusal
yapılarıyla, devlet işleyişi ile büyük çalkantılar geçirdiğini gördüğümüzde
bunlara alışmış, her şeyi “normal” kabul etmiş insanlar mı olmalıyız?
Durumun ne denli ciddi olduğunu kavramamız için ülke olarak
ne denli önemli ve güçlü işler başardığımızı bilmek, yeniden gözden geçirmek
zorundayız.
Evet, elimizdeki en önemli değerlere sahip çıkmak, onları
korumak, uyanık olmak, kandırılmamak için…
. Araştırdım ve topluca buraya
aldım:
1. Hukuki Güvence ve Eşitlik (Medeni Kanun)
Eskiden hukuk sistemi kişilerin dini inancına göre
ayrışıyordu. Bugün her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı, inancı ne olursa olsun
aynı yasalar önünde eşittir.
-Kadın Hakları: Kadınların miras, boşanma ve şahitlik
konularında erkeklerle eşit haklara sahip olması bu yasalar sayesindedir. Bunu
bilmek, kadın-erkek eşitliğinin bir lütuf değil, anayasal bir zorunluluk
olduğunu anlamaktır.
2. Eğitimde Fırsat Eşitliği (Tevhid-i Tedrisat)
Eğitimin birleştirilmesi, devletin her yurttaşına
standart, akılcı ve bilimsel bir eğitim verme yükümlülüğünü doğurmuştur.
-Zihin Birliği: Farklı “müfredatlarla” kutuplaşmış bir
toplum yerine, ortak değerlere ve bilimsel gerçeklere dayalı bir kuşak yetiştirilmesinin
temelidir.
3. Laiklik: Barışın ve Demokrasinin Sigortası
Devrim yasalarının büyük çoğunluğu dini sembollerin ve
kurumların devlet işlerinden ayrılmasını hedefler.
-Din ve Vicdan Hürriyeti: Laiklik, dinin siyasetten
korunmasını sağladığı gibi, bireyin inancını özgürce yaşamasını da güvence
altına alır. Bu yasalar sayesinde devlet, bir inanç grubunun diğerine tahakküm
etmesini engeller.
4. Modern Dünyayla Entegrasyon
Harf devrimi, rakamlar, takvim ve ölçü birimlerindeki
değişiklikler Türkiye'yi dünyadan kopuk bir yapı olmaktan çıkarıp küresel bir
oyuncu haline getirmiştir.
-Bilgiye Erişim: Latin alfabesine geçiş, okuryazarlık
oranını hızla artırmış ve Batı literatüründeki bilimsel gelişmelere erişimi
kolaylaştırmıştır.
. TÜRKİYE'DE DEVRİM YASALARI VE HEDEFLERİ
NELERDİR?
Ne
zaman ve hangi gerekçelerle, hedeflerle kabul edilmiştir?
Türkiye
Cumhuriyeti'nin "Devrim Yasaları" (veya İnkılap Kanunları), Osmanlı
Devleti’nden kalan eski düzeni tasfiye edip; laik, demokratik ve çağdaş bir
ulus devlet inşa etmek amacıyla çıkarılan temel kanunlardır.
Bu
yasalar o kadar kritiktir ki, günümüzde 1982 Anayasası'nın 174. maddesi ile
koruma altına alınmışlardır; yani bu yasaların Anayasa'ya aykırı olduğu iddia
edilemez.
. DEVRİM YASALARI LİSTESİ VE TARİHLERİ
. Devrimler tek bir günde değil,
Cumhuriyetin ilanından sonraki 10 yıllık süreçte adım adım hayata
geçirilmiştir. İşte en temel sekiz yasa:
-Tevhid-i
Tedrisat Kanunu: 3 Mart 1924 Eğitim birleştirildi; medreseler kapatıldı.
-Şapka
İktisası Kanunu 25 Kasım 1925 Dini kıyafetlerin ibadethaneler dışındaki
kullanımı sınırlandı.
-Tekke
ve Zaviyelerin Kapatılması 30 Kasım 1925 Tarikat merkezleri kapatıldı, falcılık
ve büyücülük yasaklandı.
-Medeni
Kanun'un Kabulü17 Şubat 1926 Kadın-erkek eşitliği sağlandı (Mirasta, boşanmada,
şahitlikte).
-Beynelmilel
Erkamın Kabulü 20 Mayıs 1928 Uluslararası rakamlar kabul edildi.
-Türk
Harflerinin Kabulü 1 Kasım 1928 Yeni Türk Alfabesi (Latin esaslı) kabul edildi.
-Unvan
ve Lakapların Kaldırılması 26 Kasım 1934 "Ağa, paşa, hoca" gibi
sınıfsal ayrım belirten unvanlar yasaklandı.
-Bazı
Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun 3 Aralık 1934 Din görevlilerinin dini
kıyafetleri sadece cami/kilise içinde giymesi kararlaştırıldı.
. BU YASALARIN GEREKÇELERİ:
Bu
yasaların çıkarılmasının arkasında sadece "modernleşme" isteği değil,
“yaşamsal” zorunluluklar vardı:
-İkiliklere
Son Vermek: Hem modern okulların hem medreselerin olması toplumda kültürel bir
bölünme yaratıyordu. Yasalarla hukuk ve eğitimde "tek seslilik"
hedeflendi.
-Laiklik
İlkesini Yerleştirmek: Devlet yönetimini ve toplumsal hayatı dini kurallardan
arındırıp akıl ve bilim temeline oturtmak.
-Ulusal
Kimlik İnşası: Ümmet toplumundan, kendi dilini ve kültürünü merkeze alan bir
"ulus" (millet) toplumuna geçiş sağlamak.
DEVRİM
YASALARININ TEMEL HEDEFLERİ NELERDİR?
. Bu yasalar yalnızca biçimsel bir değişiklik
değil, Türk toplumunun “zihniyetini ortaçağ kurumlarından kurtarıp modern
dünyaya entegre etme” projesidir.
-Çağdaşlaşma:
Türkiye'yi "muasır medeniyetler seviyesine" (modern dünya düzeyine)
çıkarmak.
-Demokrasiye
Zemin Hazırlamak: Bireylerin kul değil, “eşit haklara sahip” yurttaşlar
olmasını sağlamak.
-Kadın
Hakları: Özellikle Medeni Kanun ile kadını “toplumsal ve ekonomik” yaşamın
içine çekmek.
-Uluslararası
Entegrasyon: Takvim, saat ve rakam devrimleriyle dünya ile ticari ve diplomatik
ilişkileri kolaylaştırmak.
. LAİKLİĞİN TANIMI VE KABUL EDİLMESİ:
Laiklik,
Türkiye Cumhuriyeti'nin temel taşıdır ve sadece "din ve devlet işlerinin
ayrılması" şeklinde özetlenemeyecek kadar derin bir hukuk sistemidir.
Laiklik,
farklı dünya görüşlerine sahip insanların bir arada, birbirine tahakküm etmeden
yaşamasını sağlayan toplumsal bir sözleşmedir. Bu sözleşme bozulduğunda, toplum
inanç eksenli kutuplaşmalara ve çatışmalara açık hale gelir.
"Laiklik,
yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir; bütün yurttaşların
vicdan, ibadet ve din hürriyeti demektir." — Mustafa Kemal Atatürk
1-Laikliğin
Yasal Tanımı ve Gelişimi:
Türkiye'de
laiklik, tek bir günde değil, bir dizi hukuki basamakla anayasal bir kimlik
kazanmıştır. Hukuki açıdan laiklik; devletin din kurallarına göre değil, akıl,
bilim ve toplumun ihtiyaçlarına göre yönetilmesi, devletin tüm inançlara karşı eşit
mesafede durmasıdır.
. Kronolojik Kabul Süreci:
. 3 Mart 1924: Hilafetin kaldırılması (Siyasi
laikleşmenin en büyük adımı).
. 10 Nisan 1928: Anayasa'dan "Devletin
dini İslam'dır" ibaresinin çıkarılması (Hukuki laikleşme).
. 5 Şubat 1937: Laiklik ilkesinin resmen Anayasa'ya
girmesi.
. Günümüz (1982 Anayasası): Anayasa'nın 2.
maddesinde devletin nitelikleri arasında sayılmış, 4. madde ile "değiştirilemez
ve değiştirilmesi teklif edilemez" hükmü altına alınmıştır.
2-Laikliğin
Demokrasi İçin Önemi Nedir?
Laiklik
olmadan gerçek bir demokrasiden bahsetmek mümkün değildir. İşte bunun temel
nedenleri:
A.
İnanç Özgürlüğünün Güvencesidir
Laiklik,
sadece inanmayanların değil, inananların da hakkını korur. Devlet bir dinin
veya mezhebin tarafı olursa, diğer inanç grupları üzerinde baskı oluşur. Laik
bir sistemde her birey, ibadetini ve inancını devletin tarafsızlığı altında
özgürce yaşar.
B. Eşit
Vatandaşlık Temelidir
Demokrasinin
özü "eşitlik"tir. Eğer yasalar dini kurallara dayanırsa, o dine
mensup olmayanlar veya farklı yorumlayanlar "ikinci sınıf vatandaş"
konumuna düşer. Laiklik, herkesin kanun önünde dini kimliğinden bağımsız olarak
"Eşit Vatandaş" olmasını sağlar.
C.
Milli İradenin Üstünlüğü
Demokraside
egemenlik halka aittir. Laiklik, yasama yetkisinin "değişmez
dogmalara" değil, halkın seçtiği temsilcilerin hür iradesine dayanmasını
sağlar. Bu da yasaların toplumun değişen ihtiyaçlarına göre güncellenmesine
(dinamik yapıya) imkan tanır.
D.
Kadın Haklarının Teminatıdır
Teokratik
(dini) yönetimlerde genellikle kadın ve erkek hakları eşit değildir. Laik hukuk
sistemi (özellikle Medeni Kanun), kadını erkeğin vesayetinden kurtararak
toplumsal ve siyasal yaşamda eşit bir aktör haline getirir. Kadının seçme ve
seçilme hakkı, laikliğin demokratik bir meyvesidir.
BUGÜN İÇİN
ÖNEMİ ve GEREKLİLİĞİ:
Bugün bu yasaları bilmek şu açılardan kritik bir savunma
mekanizmasıdır:
-Geriye gidişi engellemek gerekir: Bu yasalar, toplumun
"cemaat" veya "tebaa" olmaktan çıkıp "millet" ve
"vatandaş" olmasını sağlar. Yasaların önemini unutmak, birey olma
hakkından vazgeçmek demektir.
-Toplumsal barış için: Farklı inanç ve yaşam tarzlarının
bir arada, huzur içinde yaşayabilmesi ancak laik ve demokratik hukuk
kurallarıyla mümkündür.
-Anayasal Koruma: Bu yasalar 1982 Anayasası'nın 174.
maddesi ile "Anayasaya aykırılığı iddia edilemez" şeklinde
korunmaktadır.
Bu durum, Türkiye'nin modern kimliğinin değiştirilemez
bir parçası olduklarını kanıtlar.
İçeriden ve dışarıdan yapılan her türlü baskılara,
tuzaklara, oyunlara…karşı ülkemizi ve üniter, ulusal devlet yapımızı, doğal
varlıklarımızı, insan kaynaklarımızı korumak ve savunmak gereğini anlamamız en
büyük ön koşuldur.
Türkiye “çağdaş uygarlık düzeyinde öne geçmesi
hedeflenen, modern bir demokratik, anayasal, parlamenter sosyal hukuk devleti”
olmalı ve buna büyük bir güçle sarılıp, kalkınmalıdır.
. Öğretmen GÖNEN ÇIBIKCI, 2026.03.03, SW.
. YAZININ TÜMÜNÜ OKUYUNUZ:
(AI-YZ
destekli kişisel araştırma ve değerlendirmeme dayanan özgün bir çalışmadır.)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)