. TÜRKİYE CUMHURİYETİ BİR BÜTÜNDÜR
. Türkiye Cumhuriyeti devleti, ülkesi,
yurttaşları ve her türlü varlığı ile, kendisini Türk kabul eden herkes ile bir
bütündür.
. Bu düşünce Türkiye Cumhuriyeti’nin temel
taşlarını oluşturan yurtseverlik, birlik ve beraberlik ruhunu çok net bir
şekilde yansıtır.
. Bu anlatım, Türkiye Cumhuriyeti'nin temelini
oluşturan üniter devlet yapısını ve Atatürk’ün "Ne mutlu
Türküm diyene!" sözünde hayat bulan “kapsayıcı milliyetçilik”
anlayışını çok güçlü bir şekilde yansıtır.
Birliktelik
ruhu, toplumsal barışın ve ortak bir gelecek inşa etmenin en önemli
dayanağıdır.
Bu ilkeler,
toplumsal huzurun ve devletin bekasının en önemli güvencesidir.
Cumhuriyetin kuruluş
ilkelerini ve değerlerini yaşatmak hem tarihsel bir “sorumluluk” hem de çağdaş
bir gelecek oluşturma yolunda en büyük “rehberdir”.
. Ulusal değerlerimize, ülkemize,
topraklarımıza, sınırlarımıza, doğal değerlerimize, insanlarımıza ve üniter
devletimize, Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkacağız onu koruyacağız ve
savunacağız.
Bu kararlılık,
bir toplumun geleceğini teminat altına alan en temel iradedir. İfade ettiğiniz
bu değerler, sadece birer kavram değil; geçmişin mirası, bugünün huzuru ve
geleceğin bağımsızlığıdır.
Bu bir bütüncül
savunma anlayışıdır; yani sadece sınırda nöbet tutmak değil, aynı zamanda
bilimi, sanatı, doğayı ve insan haklarını yücelterek ülkeyi her alanda daha
güçlü kılma çabasıdır.
Bu koruma ve
savunma bilincinin temel sütunları modern bir toplumun ortak paydası
niteliğindedir:
Coğrafi
sınırların (yurt-vatan) ve üzerinde yaşayan insanların ayrılmaz bir bütün
olduğu vurgulanmalıdır.
Devletin tüm
varlıklarının, bu bütünlüğü oluşturan yurttaşların ortak mirası olduğu bilinci
verilmelidir.
Devletin ülkesi
ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, huzur ve güvenliğin temelidir. "Tek
devlet, tek millet" ilkesi, farklılıkların ortak bir üst kimlikte
buluşarak huzur içinde yaşamasının güvencesidir.
Ülke
topraklarının ve sınır güvenliğinin korunması, bağımsızlığın ilk koşuludur.
Yalnızca sınırları
değil, doğayı ve insanı da savunma kararlılığı, gelecek kuşaklara olan
sorumluluğumuzu gösteriyor.
Toprağın
verimi, suyun temizliği, ormanlar ve kültürel değerler; gelecek kuşaklara
bırakılacak en büyük borç ve emanettir.
Anayasal olarak
belirtildiği gibi “laik, sosyal” ve “demokratik bir hukuk devleti” olan Türkiye
Cumhuriyeti’ni korumak, çağdaşlaşma yolundaki en büyük sorumluluğumuzdur.
"Kendisini
Türk kabul eden herkes" ifadesi, köken ayrımı yapmaksızın ortak bir ülkü
ve yurttaşlık bilincinde buluşmanın önemini hatırlatır.
. Bu değerleri gelecek kuşaklara aktarmak için
neler yapılabileceğini çok iyi kavramalı ve üzerimize düşünceleri yerine
getirmeliyiz.
Değerlerin
sadece sözde kalmaması, yaşayan birer gelenek haline gelmesi için her bireye ve
kuruma önemli görevler düşer.
Bu bilinci
gelecek kuşaklara aktarmak, bir yarış gibi titizlikle yürütülmelidir.
Bu değerleri
genç kuşaklara aşılamak ve kalıcı kılmak için atılabilecek somut adımlar:
Okul yalnızca teorik
bilgi vermemeli; gençlerin ulusal değerleri deneyimlemesine olanak tanımalıdır.
Tarihi sadece
tarihlerle değil, o günkü ruhu ve verilen mücadeleyi anlatan hikayelerle,
biyografilerle sevdirmek gerekir.
Gençlerin
Çanakkale, Anıtkabir gibi önemli noktaları ve ülkemizin doğal güzelliklerini
yerinde görerek “aidiyet” duymalarını sağlamak gerekir
Çocuklar
duyduklarından ziyade gördüklerini “taklit” ederler.
Bizler doğayı
korursak, vergi ödevimizi yerine getirirsek ve toplumsal kurallara uyarsak,
gençler de bu "sorumlu vatandaşlık" modelini benimser.
Türkçe’yi
özenli kullanmak ve toplumsal tartışmalarda nezaketi korumak, kültürel mirasın
en zarif aktarım yoludur.
Dijital çağa uygun
içerikler oluşturabiliriz. Genç kuşak zamanının büyük kısmını dijital dünyada
geçiriyor, ulusal videolarla olan çalışmalarımızı buralara taşımalıyız.
Dezenformasyonla
mücadele edilmelidir. Gençlere, ülkelerine dair asılsız bilgilere karşı “eleştirel
düşünme” ve “doğru kaynağa ulaşma” becerisi kazandırılmalıdır.
Doğal ve ulusal
varlıklara sahip çıkılmalıdır. Ülkeyi sevmek, onun her bir karışına emek
vermekten geçer.
"Yurt
toprağı kutsaldır" anlayışını, erozyonla mücadele, ağaçlandırma ve su
kaynaklarını koruma gibi somut doğa sevgisiyle birleştirmek gerekir.
Ulusal
teknoloji hamlelerine gençleri dahil ederek, ülkenin geleceğini “inşa etme”
heyecanını onlara yaşatmak, “çağdaş teknolojiye” uyum sağlamak gerekir.
Üniter devlet
yapısının en güçlü bağı toplumsal yardımlaşmadır.
Sosyal dayanışma
ve yardımlaşma devlete büyük sorumluluk ve görevler vermiştir.
Özellikle ekonomik
ve sosyal sıkıntılara acil çözümler bulunması ve ülkede dar gelirlilerin
beslenme, barınma, ısınma, giyinme, eğitim… gibi temel yaşam alanlarında refaha
kavuşması sağlanmalıdır.
Farklı
bölgelerdeki okulların kardeş okul olması, gönüllülük projeleri ve toplumsal
dayanışma faaliyetleri, "biz" olma bilincini diri tutar.
. Türk kimliğinin etnik bir kökenden ziyade,
ortak bir tarih, kültür ve "kendini Türk hissetme" iradesine
dayandığı gerçeğini çok iyi kavramalıyız.
. -"Yurdunu en çok seven, görevini en iyi
yapandır." — Mustafa Kemal Atatürk
. Bu ilkeyle hareket ederek, her gencin kendi
alanında (bilimde, sanatta, sporda veya zanaatta) en iyisi olması için özendirilmesi
aslında devlete ve millete yapılabilecek en büyük hizmettir.
. * "Türk
Milleti" kavramı, 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın birçok noktasında
yer alır.
Madde 3
(Devletin Bütünlüğü): "Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir
bütündür." (Burada millet, Türk Milleti'ni ifade eder).
Madde 6
(Egemenlik): "Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. Türk Milleti,
egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle
kullanır."
Madde 7
(Yasama): "Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet
Meclisinindir."
Madde 9
(Yargı): "Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız
mahkemelerce kullanılır."
Madde 66:
"Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür."
Madde 5:
Devletin temel amaç ve görevleri arasında "Türk Milletinin bağımsızlığını
ve bütünlüğünü korumak" sayılır.
Madde 41:
"Aile, Türk toplumunun temelidir" denilerek toplumsal yapının
kökenine vurgu yapılır.
. Öğretmen Gönen ÇIBIKCI, 2025.12.18, İS.
. YAZININ TÜMÜNÜ OKUYUNUZ:
. (YZ
destekli araştırma ve incelemeye dayanan yazım.)