28 Kasım 2025 Cuma

ATATÜRK’ÜN PAPALIĞA BAKIŞI

 .   ATATÜRK’ÜN PAPALIĞA BAKIŞI   :
.   Atatürk'ün papalık hakkındaki görüşü ve turumu nasıldı?
.   Atatürk'ün Papalık hakkındaki görüş ve tutumu, özellikle laiklik ilkesine ve ulusal egemenliği koruma amacı güden siyasi ve hukuki bir zemine dayanmaktadır. Kişisel inançlardan ziyade, Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni devlet düzenini sağlamlaştırmaya odaklanmıştır.
.   Atatürk'ün Papalık'a karşı tutumu, Katolik inancına veya kişilere karşı bir düşmanlık değil, tam tersine laik, bağımsız ve ulusal egemenliğe sıkı sıkıya bağlı yeni Türk devletinin varlığını koruma çabasıdır.
.   Türkiye'deki tüm inançların özgürlüğü ve devletin dini işlere karışmaması ilkesi, bu tutumun temelini oluşturmuştur.
A) Temel Görüş ve Tutum
.   Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dininin olmadığını ve din işlerinin millet ve devlet işlerinden kesinlikle ayrılması gerektiğini savunmuştur.
.  Bu laiklik anlayışı, Papalık (Vatikan) ile olan ilişkilere de yansımıştır.
1-Laiklik ve Ulusal Egemenlik: Atatürk'ün laiklik anlayışı, din ve vicdan özgürlüğünü teminat altına alırken, aynı zamanda dini kurumların siyasi gücünü ve devlet işleri üzerindeki etkisini ortadan kaldırmayı amaçlamıştır.
Papalık, tüm Katoliklerin dini lideri olarak uluslararası bir otoriteyi temsil ettiğinden, yeni kurulan laik Türkiye Cumhuriyeti, ulusal egemenliğin zedelenmemesi ve iç işlerine dışarıdan dini otoritelerin karışmaması konusunda hassas bir tutum sergilemiştir.
2-Din İstismarının Önlenmesi: Atatürk, "din simsarlığına" ve dinin siyasi veya maddi çıkar için kullanılmasına karşı çıkmıştır.
Bu bakış açısı, herhangi bir dini otoritenin (Papalık dahil) Türkiye'deki siyasi hayata müdahalesini veya özel bir ayrıcalık elde etme çabasını reddetmeyi gerektirmiştir.
B) Katolik Kilisesi ve Türkiye İlişkileri
Atatürk döneminde Türkiye, Papalık'la doğrudan devletlerarası resmi ilişkiler kurma konusunda ihtiyatlı davranmıştır.
1-Resmi Olmayan Dostluk: Bazı kaynaklarda, Türkiye ile Vatikan arasında resmi olmamakla birlikte dostluk münasebetlerinin bulunduğu ve bu durumdan her iki tarafın da istifade ettiği ifade edilmiştir.
Bu, Katolik cemaati ile ilgili pratik konuların ele alınması için diplomatik bir kanalın varlığını göstermektedir.
2-Papa Ziyaretleri Konusu: Tarihi tartışmalardan biri, Papa'nın Türkiye'yi ziyareti konusudur.
Türk Ortodoks Topluluğu gibi bazı çevreler, Osmanlı Padişahları'nın ve Atatürk'ün de Papalık'ın siyasi amaç güden ziyaretlerine izin vermediğini iddia etmiştir.
Bu iddiaların arka planında, Papalık'ın ziyaretlerinin dini değil siyasi bir amaç taşıdığı ve ulusal çıkarlara aykırı olabileceği endişesi yatmaktadır.
C) Türkiye'nin devlet olarak papalık ile ilgili ilişkisi nasıldır?
.    Türkiye Cumhuriyeti'nin Papalık (Kutsal Makam/Vatikan) ile ilişkisi, Atatürk dönemindeki ihtiyatlı yaklaşımdan sonra, özellikle 1960 yılında resmiyet kazanarak bugüne kadar devam eden, devletlerarası diplomatik ilişki niteliğindedir.
.    İlişkilerin temelini ve mevcut durumunu özetleyen ana noktalar şunlardır:Türkiye-Vatikan İlişkilerinin Temel I-I- Aşamaları
1. Cumhuriyet'in İlk Dönemi (1923-1960)
Atatürk'ün kurduğu laik cumhuriyet, dini kurumların siyasi etkisini sınırlama politikası nedeniyle, Papalık ile hemen resmi diplomatik ilişki kurmamıştır.
Bu dönemde, Türkiye'deki Katolik cemaatiyle ilgili konularda gayri resmi temaslar ve Papalık temsilcileri aracılığıyla yürütülen iletişim mevcuttu.
2. Diplomatik İlişkilerin Kurulması (1960)
İlişkilerin dönüm noktası, Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın 1959'da Vatikan'ı ziyareti ve dönemin Papası XXIII. Jean (Angelo Roncalli - İstanbul'da Papalık Temsilcisi olarak görev yapmış ve "Türk Papa" lakabıyla anılmıştı) ile yaptığı görüşmedir.
11 Nisan 1960 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti ile Vatikan Şehir Devleti arasında resmen diplomatik ilişkiler kurulmuştur.
Karşılıklı olarak Büyükelçilikler açılmıştır (Türkiye'nin Vatikan Büyükelçiliği 1962'de faaliyete geçmiştir).
3. Ziyaretler ve Mevcut Durum
İlişkiler, karşılıklı üst düzey ziyaretlerle güçlendirilmiştir:
-Papa Ziyaretleri: Türkiye'yi ziyaret eden ilk Papa, 1967'de VI. Paul olmuştur. Onu 1979'da II. Jean Paul, 2006'da XVI. Benedikt ve 2014'te Papa Fransuva takip etmiştir.
Bu ziyaretler, genellikle Fener Rum Patrikhanesi ile diyalog ve dinlerarası barış mesajları içerir.
-Türk Liderlerin Ziyaretleri: Cumhurbaşkanı düzeyinde son ziyaret, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2018 yılında Vatikan'a gerçekleştirdiği ziyarettir.
II- İlişkilerin Niteliği
.   Türkiye Cumhuriyeti'nin Papalık'la olan ilişkisi, laik bir devletin uluslararası bir dini-siyasi otorite ile resmi diplomatik kanallar üzerinden, barış, diyalog ve karşılıklı anlayış çerçevesinde yürüttüğü köklü bir ilişkidir.
.   Türkiye-Vatikan ilişkileri, karşılıklı saygı, diyalog ve iş birliği zemininde yürütülmektedir.
.   Bu ilişkilerin temel konuları şunlardır:
a-Diplomatik İlişkiler: Türkiye, Vatikan'ı uluslararası hukukta bir devlet (Kutsal Makam) olarak tanımakta ve tam diplomatik temsil düzeyinde Büyükelçilikler aracılığıyla ilişki yürütmektedir.
b-Dinler arası Diyalog: Türkiye, özellikle Papa ziyaretleri ve resmi temaslar aracılığıyla, Medeniyetler İttifakı ve Dinler arası Diyalog konularında aktif bir rol oynamakta ve dünya barışına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
c-Hristiyan Cemaatlerinin Durumu: İlişkiler, Türkiye'deki Katolik cemaatinin ihtiyaçları ve hukuki durumları ile yakından ilgilidir.
d-Ortak Kültürel Miras: Anadolu topraklarının Hristiyanlık tarihi açısından taşıdığı önem (örneğin Efes, İznik) ve bu mirasın korunması da ilişkilerin gündeminde yer alır.
.     Öğretmen GÖNEN ÇIBIKCI, 2025.11.28, İS.
.          YAZININ TÜMÜNÜ OKUYUNUZ:


.    (YZ destekli araştırma ve incelemeye dayanan yazım.)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yapanın adı ve soyadı: