. KUTLAMA DİLEKLERİ
• Özellikle yıl
başında ve dinsel bayramlarda ve ulusal bayramlarda birbirlerini tanıyan
kişilerin, dost, arkadaş ve akrabaların karşılıklı olarak “kutlama”larda
bulunmaları bir gelenek, toplumsal ilişkidir.
• Yazılmamış
yasalar gibi bunun da kendine göre bir ahlaksal, etiksel çerçevesi ve içeriği
vardır.
• Geleneksel
olarak bakıldığında teknolojinin gelişmesi ile birlikte bu tür kutlamaların
zamanla araç bakımından değiştiğini görürüz.
• İlk olarak
yazılı olan kutlamalar görülmektedir.
• Özellikle
toplumsal düzeyi yüksek olan kişiler biri birlerin özenle mektuplar yazarlardı.
• Kısa ya da
uzun yüzeysel ya da derinlikli mektuplarda duygularını ve düşüncelerini de
içine katarak kutlama mektupları yazarlardı.
• Çok daha
sonraları ise yazışmalar yoluyla karşılıklı kutlamalar mektup yerine kısa
“kart”lara bıraktı.
• Çok sayıda
insan artık birbirlerine yazılı kutlamalarda bulunmak istediklerinde mektup
yazmak hem çok uzun zaman alacaktı, hem de her tanıdığa mektup yazmanın bir
hukuku oluşmamış olabilir.
• Mektubu zarf
içerisine koyarak posta yolu ile göndermek yerine çok daha basit olan DIN-A 6
ölçülerinde fotoğraf baskısı türünde “tebrik kartları” yayılmağa başladı
dünyanın her yerinde.
• Bir kart
üzerinde adres bölümleri ve açıkça yazılan “tebrik” cümleleri..
• Kısa, öz ve
basit, çok zaman almayan…
• Bir pul
yapıştırılarak postaya verilen kartlar, kartpostallar..
• Özellikle
kentlerin birer fotoğrafı olurdu ilk çıktıklarında, daha sonra ise başka
konuları da kapsayan görseller ortaya çıktı…
• Uzun bir
zaman böyle devam eden kutlamalar “dijital veri” çağının ilk ürünlerinin
görülmesiyle yerini çok daha kolaylarına bıraktı.
• Artık
elektronik posta vardı…
• e-Mail,
e-posta her yerde kullanılmağa başlandı.
• Merak eden ve
ilgilenen herkesin en az bir tane e-posta adresi oldu.
• Çok kolaydı
artık kutlama yazıları göndermek ve almak:
• Herkese uygun
olabilecek türde bir yazı hazırlanırdı,
• Bir de
gönderilmek istenilen kişilerin e-posta adresleri seçilirdi bir yere…
• Bir tek MAİL
ile bir kutlama ve toplu adresleri kaydederek, yapıştırarak….
• Gönderilirdi…
• Bu yöntem
bugün de yapılabilmektedir.
• Bu arada
yenikler ortaya çıktı:
• FACEBOOK,
twitter, instagramm, Youtube ….
• Özellikle
FACEBOOK da ortaya yazılan “kutlama”lar artık herkese sunulmuş oldu.
• Genel ve özel
tüm kutlamalar çok kısa bir zamanda ve az emekle yerine getirilmeğe başlanıldı.
• Çok, çok
kutlamalar, çeşit çeşit, renk renk, boy boy….
• İsteyenler
üzerine alıntı yaptı ve yanıtladı, karşılık verdi.
• İstemeyenler
ise “hiiiç görmemiş” gibi ilgilenmeden, kıyıdan bir yerlerden bakıp geçti.
• Evet tüm tür
yeni ilişkiler şimdi de çok daha farklı sosyal ve psikolojik boyutları da
beraberinde getirdi..
•
Dijitalleşmeyle birlikte elektronik çağ yerini “dijital çağa” bırakmaktadır.
• Dijital
kavramı bu çağı tam olarak kapsayamamaktadır.
• Elektronik ve
dijital ortamlar bütünleşme özelliğiyle birlikte bütünleşik bir yapı
kazanmaktadır.
• İçinde
bulunduğumuz dönem “bilişim çağı” olarak adlandırılabilir.
• Yeni tür
medya ile dengeler yerinden oynamaktadır.
• Okuma, yazma
kuralları etkilenmekte, değişmekte ve yeni tür iletişim dilleri ortaya
çıkmaktadır.
• Bu medyayı
kullanan insanların psikolojisi, davranışları çok etkilenmektedir.
• “Yeni medya”
dediğimizde aslında teknolojik yeniliklerden çok “sosyal ortam”ın yeni olduğunu
anlamamız gerekir.
• Bu yeni ortam
çok fazla farkına varılmasa bile kişilik yapıları, düşünce biçimleri çok
etkilenmektedir.
• Son 10 yılda
medya sektöründe yaşanan değişim toplumu ve bireyleri de değiştirmektedir.
• Birçok
olanağı aynı anda sunması, coğrafi ve fiziki mekanları, zamanı ortadan
kaldırması nedeniyle her kesimde büyük ilgi odağı olan sosyal medya
kullanıcısını olan insanları hem üretici, hem tüketici olarak konumlamaktadır.
• Duyuları
biçimlendiren ve zihinsel algılarında köklü değişiklikleri sağlayan yeni medya,
bireylerin yaşam biçimlerini, iletişimdeki süreçlerini ve daha birçok etkenleri
değiştirmeye devam etmektedir.
• Bu konumlanma
ise beraberinde “etik” sorunları getirmiştir.
• İnsanların
yaşamlarında alışkanlıklar çok önemlidir.
• Yaşamın
merkezi durumuna gelen bu tür yeni medya “insan davranışlarını”, “kişiliği” de
çok etkilemektedir.
• İnsanların
tanıdıkları, tanımadıkları pek çok kişiyle iletişime geçebilmesi, eş zamanda
binlerce insanla, binlerce mesaj paylaşımında bulunabilmesini sağlamış
olmaktadır.
• Bu kadar
geniş boyutlu ve özellikleri barındıran bu ortamda birey nasıl davranacağını
tam olarak kestirememektedir.
• Sanki bir
gizli köşede durup, saklanır gibi olup, ortaya hiç çıkmayanlar da var, her yere
girip, çıkan ve her yerde görülmek istenilen de var…
• Birbirlerini
iyi tanıyan, yüz yüze tanıyan, gerçek yaşamdan tanıyanlar da var.
• İnsan
ilişkileri nasıl olmalıdır?
• Hangi tür
davranışlar “doğru”dur?
• Bir
tanıdığınız kişi bir şeyler yazdığında, mesaj gönderdiğinde onu “hiç görmemiş”
gibi davranıp geçiştirmek nedenli ahlaksaldır?
• Yolda
karşılaştığınız bir tanıdığınıza selam verdiğinizde o size hiçbir karşılık
vermeden geçip gitse, ne düşünürsünüz, neler his edersiniz?
• Sanmıyorum
hiç kimse bu tür birçok yanlışı hoş karşılamaz.
• Örneğin
FACEBOOK sayfasında kendine arkadaş olmuş olanların kendi yazdıklarını,
paylaşımlarını izlemesini, okumasını ve bir “reaksiyonda” bulunmasını bekler.
• Özellikle de
çok iyi tanıdığı, yaşamın bir bölümünü birlikte paylaştığı sayfa arkadaşlarının
bir karşılık vermesini bekler.
• Bu tür
beklentiler çok doğaldır ve de sağlıklıdır.
• Bunun tersi
ise yanlıştır ve hiç de hoş değildir.
• Bu tür
davranışta bulunan sayfa arkadaşını “liste”sinden çıkarsa nasıl olur?
• Öte yandan bu
tür sosyal medya herkes tarafından izlenip, incelenip, okunabildiği için
kullanılan dilin türü ve içeriği de çok temiz ve uygun olmalıdır.
• Çok “özel”
paylaşımlar yarardan çok zarar verir ve doğru da değildir.
• İDEOLOJİK
sunumlar ve baskılamalar da hoş olmaz.
• Birisinin
sayfasında arkadaş olmak istedi iseniz, özgür iradeniz ile kabul ettiğinize
göre o arkadaşın paylaşımlarına, yazdıklarına görmemezlikten gelmeniz, o kişiyi
takip etmemeniz pek de etiksel değildir.
• İstemiyor
iseniz orada yer “almamak” daha iyi değil midir?
• Hem o listede
olup, hem de yok gibi bir tutum içerisinde bulunmak doğru bir tutum mudur?
• Çok basit bir
kural olan şu söze uymak gerekir:
- “Sana” yapılmasını istemediğini sen de
başkalarına “yapma”!
. Öğretmen Gönen ÇIBIKCI, 2021.01.01, İS.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorum yapanın adı ve soyadı: