SEYİRCİ ETKİSİ
. SEYİRCİ ETKİSİ NEDİR?
. Bystander Effect (Seyirci Etkisi) Nedir?
. Bu terim, sosyal psikolojide önemli bir
kavramdır.
. Yardıma ihtiyaç duyulan acil bir durumda,
çevrede olaya tanıklık eden kişi sayısı ne kadar fazla ise, müdahale eden veya
yardım etmeye çalışan kişi sayısının o oranda düşmesini ifade eden psikolojik
bir fenomendir.
. Bir kişinin kalabalık bir ortamda “zor
durumdaki birine” yardım etme olasılığı, yalnızken yardım etme olasılığından
daha düşüktür.
. Bu psikososyal durumu anladığımızda umarım ki
bilgili ve bilinçli bireyler olarak başka davranıp, “bana ne” demeden ilk adımı
atım, “yardım” çağırabiliriz. Benim bu konuyu araştırma nedenim de tam da
budur.
A) Tarihsel
Temeli
. Bystander Effect kavramı, ilk olarak 1964
yılında New York'ta yaşanan ve toplumda büyük yankı uyandıran Kitty Genovese
cinayeti sonrasında “sosyal psikologlar” John Darley ve Bibb Latané tarafından
tanımlanmıştır.
. Olayı çok sayıda kişinin duyduğu ancak “çok
az kişinin” yardım için polisi aradığı iddia edilmiş, bu durum da bu psikolojik
etkinin “bilimsel olarak” araştırılmasına zemin hazırlamıştır.
B) Bu Etki
Neden Ortaya Çıkar?
Seyirci
etkisinin oluşmasında rol oynayan başlıca psikolojik mekanizmalar şunlardır:
1-Sorumluluğun
Dağılması (Diffusion of Responsibility):
Bu, en önemli
nedendir. Çevrede başka insanlar olduğunda, bireyler sorumluluğu kendi
üzerlerine almak yerine, "Nasılsa birisi yardım eder" diye düşünerek
bu sorumluluğu diğer tanıklarla paylaşma eğilimi gösterir. Sonuç olarak, herkes
başkasının harekete geçmesini bekler ve kimse müdahale etmeyebilir.
2-Toplumsal
Kanıt / Çoğulcu Cehalet (Social Proof / Pluralistic Ignorance):
İnsanlar, bir
durumun ne kadar acil olduğunu veya nasıl tepki vermeleri gerektiğini anlamak
için çevrelerindeki diğer insanların davranışlarını gözlemler. Eğer diğer
herkes sakin kalıyor veya tepki vermiyorsa, birey de "Demek ki
endişelenecek bir durum yok" veya "Bu bir acil durum değil" diye
varsayabilir ve harekete geçmez.
3-Değerlendirme
Kaygısı (Evaluation Apprehension):
Kişi, yardım
etmek istese bile, yanlış bir şey yapma, beceriksiz görünme ya da duruma
gereksiz yere müdahale edip kendisini utandırma korkusuyla (yani başkaları
tarafından yargılanma kaygısıyla) geri durabilir.
C) Nasıl
Aşılabilir?
Bu etkiyi
kırmak ve bir mağdura yardım edilmesini sağlamak için yapılabilecekler:
1-Doğrudan Bir
Kişiye Seslenin: Eğer yardıma ihtiyacınız varsa, kalabalığa değil, doğrudan
belirli bir kişiye hitap edin. (örneğin, "Siz, mavi ceketli beyefendi,
lütfen ambulans çağırın!")
Bu, sorumluluğu
o kişinin üzerine yükler ve sorumluluğun dağılmasını önler.
2-İlk Harekete
Geçen Olun: Bazen bir kişinin müdahalesi, diğerlerinin de “cesaretlenip” yardım
etmesini sağlayabilir.
Ç) bystander effect zararlı bir durum mudur?
. Bystander Effect (Seyirci Etkisi) oldukça
zararlı sonuçlar doğurabilen bir durumdur.
. Bu
psikolojik etkinin temel zararı, yardıma ihtiyacı olan bir kişinin yardım “alamaması” ve
bunun sonucunda durumun “kötüleşmesidir”.
. Seyirci etkisi, temelde iyi niyetli “olabilecek”
bireylerin bile, kalabalık bir ortamın psikolojik dinamikleri nedeniyle “pasif
kalmasına” ve “insan yaşamını tehlikeye atacak” sonuçlar doğurmasına neden
olan bir fenomendir.
. Bu nedenle, sonuçları itibarıyla zararlı
bir durumdur.
. Farkındalık, bu zararlı etkiyi azaltmanın ilk
adımıdır. Bu mekanizmanın nasıl işlediğini bilmek, bireyin "Ben yardım
eden kişi olmalıyım" sorumluluğunu almasını kolaylaştırır.
D) Bystander Effect'in Temel Zararları
1-Mağdur İçin
Fiziksel ve Psikolojik Zararların Artması:
Acil tıbbi
yardım gerektiren bir durumda (kalp krizi, kaza vb.) müdahalenin gecikmesi,
kişinin hayatını kaybetmesine veya kalıcı hasar almasına
neden olabilir.
Saldırı,
zorbalık veya mobbing gibi durumlarda seyirci kalınması, mağdurun yalnızlık,
çaresizlik ve travma yaşamasına yol açar. Sessizlik, “zalimin
eylemlerini sürdürmesi” için bir onay olarak algılanabilir.
2-Bireysel ve
Toplumsal Sorumluluk Duygusunun Aşınması:
Sorumluluğun
dağılması ("Nasıl olsa biri yardım eder") düşüncesi, bireylerin
kendi “ahlaki sorumluluklarını” yadsımasına neden olur.
Toplumda
genelleşen bu tavır, empatinin azalmasına ve herkesin “sadece kendi
işine” baktığı, daha “soğuk ve güvensiz” bir ortamın oluşmasına katkıda
bulunur.
3-Değerlendirilme
Kaygısı ve Eylemsizlik:
Yardım etmek
isteyen ancak yanlış bir şey yapmaktan, beceriksiz görünmekten veya yasal
sonuçlardan “korkan” kişiler, “harekete geçmeyerek” içsel olarak suçluluk
ve pişmanlık duyabilirler.
Bu duruma Bystander
Guilt - Seyirci Suçluluğu denir.
4-Belirsizliğin
Artması (Çoğulcu Cehalet):
Herkesin
başkalarına bakıp "Kimse bir şey yapmıyorsa, demek ki durum acil
değil" diye düşünmesi, durumun gerçek “aciliyetini” gizler.
Bu durum, “acil
müdahale gerektiren” bir olayın dahi yanlış yorumlanarak göz ardı
edilmesine yol açar.
. Öğretmen Gönen ÇIBIKCI, 2025.11.16, İS.
. YAZININ TÜMÜNÜ
OKUYUNUZ:
. (YZ
destekli araştırma ve incelemeye dayanan yazım.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorum yapanın adı ve soyadı: